Bir kişi daha…
… “et yenmez mi yaee” derse, bütün şiddet karşıtlığımı bir kenara bırakacağım.
1) Etin tadını biliyorum: Hayatımın hâlâ büyük kısmında et yemiş bulunuyorum. Genel olarak çoğunuzun yemiş olduğu şeylerin tadını da hatırlıyorum. Bana kıt muamelesi yapmayın; yolda kedileri sevip, tabağındakine yabancılaşan siz benle muhataptasınız DELİRTMEYİN.
2) Bitkiler de canlı EVET: Merkezi sinir sistemleri yok bu varlıkların. He bir gün çıkıp biri derse ki aslında canları çok acıyormuş bitkilerin, şu şekilde besin temin edebilirsin, o zaman onları da yememeyi düşünebilirim. O zamana kadar bu gerzek argümanı bir kenara bırakın.
3) Etten alamadığım protein diye bir şey yok: Ekstrem bir durum söz konusu değilse haplarla veya başka besinlerle bu açığı kapatabiliyorum. He kolesterolsüz üstelik. Ayrıca kanıtlanmış bir “et zorunluluğu” yok insan hayatı için. Sağlıksız ve sağlıklı olduğunu söyleyen görüşlerin ikisi de çok iddialı. Velev ki sağlıksız bir şey yapıyorum, 10 yıl eksik yaşamayı göze alıyorum vicdanımın daha rahat olmasına karşılık. Hâlâ çok bilgili olmadığımı bilsem de bu konu üzerine, eminim bana kafa tutan kişinin 3. sınıftaki hayat bilgisi kitabı bilgisinin ötesindedir internet okumalarım.
4) Hayvanlara bayılmıyorum: İnsanlara bayılmadığım gibi hayvanlara da bayılmıyorum. Biri birinden üstün değil, umrum değil ikisi de. Ama bir insanı yemek istemeyeceğim gibi bir hayvanı da yemek etik gelmiyor. HAYVAN DELİSİ DEĞİLİM. SADECE YEMEKİSTEMİYORUM.
Bunu böyle bilin.
nil
